Lübnan Konferansı: ‘Bush politikalarını defedeceğiz’

Gökhan Taşyakan/Öncül Kırlangıç

“Lübnan’daki tüm direniş güçleriyle bir araya gelip, yasadışı hükümeti iktidardan indirecek ve yeni yönetimle Bush politikalarını ülkeden defedeceğiz”

Direnişi Desteklemek İçin Uluslararası Beyrut Konferansı 16–19 Kasım tarihleri arasında Beyrut’ta gerçekleştirildi. Lübnan’la dayanışmak için dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 400 delegenin katılımıyla gerçekleşen konferansa Türkiye’den çeşitli örgütlerin yanı sıra Sosyalist Demokrasi Partisi’nden de bir heyet katıldı.

Konferans sonucunda çeşitli atölyelerin faaliyetleri ortaklaştırılarak bir sonuç deklarasyonu da yayınlandı. Lübnan direnişinin çeşitli yönleriyle ele alındığı deklarasyon bölgedeki ABD ve İsrail saldırılarına karşı ortak bir cephenin oluşturulması çağrısında bulundu. Deklarasyonda ayrıca “Ortadoğu’da öngörülen ABD planlarına karşı biçimi ne olursa olsun, tüm gruplar birlikte mücadele etmelidir. Direniş, sadece Filistin, Lübnan ve Irak’ta değil, bölgenin tamamında desteklenmeli ve yükseltilmelidir. Onlarca katliam ve insanlık suçuna imza atan İsrail’e karşı, direniş yanlısı benzer uluslararası toplantılar yaygınlaştırılmalı, savaş suçlarına karşı yasal girişimlerde bulunulmalıdır” denildi.

Direniş kenti Beyrut
Konferans için Lübnan’a giden delegasyonu oldukça yoğun bir program bekliyordu. 16 Kasım’da gerçekleştirilen açılışın ardından ertesi gün atölye çalışmalarına geçildi. Delegasyonun önerilerinin toplandığı atölyelerde özellikle Irak direnişi üzerine yoğun tartışmalar yaşanırken Lübnan direnişi de selamlandı. Hizbullah ve Lübnan Komünist Partisi’nin ittifakı da merak edilen konuların başında geliyordu. İlk günün sonuçları için yapılan sunumun ardından somut öneriler yeniden toparlandı.

Ertesi gün konferans katılımcıları Güney Beyrut’u gezerek direnişin boyutları hakkında fikir edinmeye çalıştılar. Hizbullah’ın kontrolü altında bulunan daha önce 10 bin kişinin yaşadığı Hated Harik bölgesine giden katılımcılar önce hazırlanan karikatür sergisini gezdiler ve ardından bombalanan evlerin arasında savaş gerçeğiyle karşılaştılar. Nasrallah’ın evlerinden birinin bulunduğu bölge, yoğun bir kuşatma altında kalmış ve neredeyse “taş taş üstünde” bırakılmamıştı. Ancak buna rağmen İsrail saldırısının 2 saat öncesinde haber alınması bir katliamın önüne geçilmesini sağlamış ve 12 kayıpla bölge direnişin kalelerinden biri haline getirilmişti. Bölgede yaşayan insanların şu anda kiralık evlere yerleştirildiği, yaşamlarının normal şartlarda devam ettiği ve bir yıl içerisinde evlerine geri dönüşün sağlanacağının bildirildiği gezide tüm Güney Beyrut için imar projesinin Hizbullah ve devlet tarafından ortak hazırlandığı da ifade edildi. Şu anda bölgenin kontrolü halen Hizbullah’ın elinde bulunmakta ve Lübnan ordusu Hated Harik’e girmemektedir.

Güney Lübnan’dayız
Konferans yapılan gezinin ardından devam ederken bir sonraki günkü adres Güney Lübnan’dı. Güney Lübnan yolculuğu sırasında sürpriz bir biçimde konferans delegasyonunun karşısına çıkan Hizbullah’ın Güney Lübnan sorumlusu Şeyh Nebil Kavuk düzenlenen toplantıyla katılımcılara seslendi. Ülke içindeki siyasi durum üzerine bilgi veren Kavuk “Lübnan’daki tüm direniş güçleriyle bir araya gelip, yasadışı hükümeti iktidardan indirecek ve yeni yönetimle Bush politikalarını ülkeden defedeceğiz” dedi. Daha sonrasında İsrail sınırına kadar giden delegasyon burada çeşitli incelemelerde bulunurken, yıkılan evler ve devam eden yaşam direnişin gücünü gösterir nitelikteydi.

‘İdeolojiler ayrı, politikalar bir’
Lübnan direnişi üzerine birçok şey söylemek mümkün! Ancak Lübnan’da ilk gördüğümüz elbette ki Hizbullah gerçeği. Ülkenin ciddi bir bölümünü kontrolü altında tutan Hizbullah militanları başta olmak üzere Lübnan halkları, İsrail Siyonizmi’ne karşı göğüs göğüse çarpışmış ve görünen tablo içerinde net bir zafer kazanmış durumda. Bunun başlıca nedeni Güney Lübnan’da kara harekâtı gerçekleştiren İsrail Siyonizmi’nin sadece birkaç kilometre ilerleyebilmiş olmasından kaynaklanıyor. Ve tabi ki Lübnan halkının bugün sahip olduğu motivasyon, bütün yıkımın içerisinde yaşamın ısrarlı bir biçimde sürdürülmesine olanak sağlıyor.

Lübnan Komünist Partisi (Lcparty)’de direniş güçleri içerisinde yer alıyor. 5 kasabanın kontrolünü elinde bulunduran Lcparty İsrail siyonizminin saldırısı sırasında 7 üyesini kaybetmiş. Üyelerinin yüzde 70’i Müslüman olan Lcparty daha çok Güney Lübnan’da ve yoksullar içerinde örgütlü. Gücü oranında direnişe destek veren Lcparty’nin temsilcileri “ülkemiz işgal altındayken gücümüz yok, imkânımız yok anlamayız! Elimizden gelen neyse işgalcilere karşı bütün güçlerimizle direnişin safında yer alırız. Bundan sonra da yer alacağız!” diyorlar. Hizbullah ise kendisini İslami önderliğe sahip bir örgüt olarak tanımlıyor. Ancak bütün Hizbullah yetkilileri direnişten Lübnan halkının direnişi olarak söz ediyor ve yalnızca işgale değil aynı zamanda neo-liberal politikalara da karşı çıktıklarını ifade ediyorlar. Sosyal bir programa sahip olduğunu belirten Hizbullah, sorulan soru üzerine Lcparty ile ittifaklarını “ideolojiler ayrı, politikalar bir” olarak tanımlıyor. İsrail siyonizminin saldırıları karşısında bütün “iç savaş” tehlikesine rağmen Lübnan halkları direnişin safında birleşmiş gözüküyor. Ancak emperyalizmin saldırıları Sanayi Bakanı Piyer Cemayel suikastından da anlaşılacağı üzere bitecek gibi görünmüyor.

Halklar direnir, şehirler dirilir!
Lübnan’ da İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 913 bin Lübnanlı yerinden edildi. İsrail sadece Hizbullah karargâhlarını değil sivillerin evlerini, hastaneleri, okulları, camileri, yolları ve köprüleri de vurdu. Saldırılar özellikle ekonomik altyapıyı çökertmeye neden olacak stratejik öneme sahip yapılar üzerinde yoğunlaşmış. Mesela Güney Lübnan’ın bütününde 2 bin civarında fabrika ve işyeri yıkıldı. Özellikle yollar ve köprülerin tahrip edilmesiyle bölge içinde ulaşım felç edilmiş. Ülkeyi Güney ve Kuzey olarak ayıran Litami nehrinin üzerindeki iki köprü de bombalanmış ve onarımı yapılana kadar yardım konvoyları bile Güney’e geçememiş.

İsrail saldırılarına maruz kalan Güney Beyrut’taki mahalleler büyük bir nüfus yoğunluğuna sahip ve Kuzey kesimine oranla daha yoksul insanların yaşadığı bir bölge. Hizbullah, güçlü olduğu bu bölgede evleri yıkılan insanları kira bedellerini ödeyerek şehrin dışındaki mahallere tahliye etmiş. Bütün yıkıma rağmen kentin hızlı bir biçimde toparlandığı ve hayata devam ettiği açıkça görülüyor. İsrail’ in kara kuvvetleriyle girdiği Lübnan’ın güneyindeki sınır köylerinde ise durum biraz daha kötü. Halkın geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığı bu bölgede bütün evler yerle bir edilmiş; elektrik, su yok. Yine de direnen ve kazanan bölge halkı yavaşta olsa yaralarını sarıyor…

İşte Lübnan, yaşadığı bunca acının ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. Saldırıların hemen ardından insanların hayatlarına devam edebilmesi için yapılan pratik çözümlerin haricinde Hizbullah’ın ortaya koyduğu daha uzun soluklu bir yeniden yapılandırma projesi hayata geçirilmeye başlanmış bile. Bu proje iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama meydana gelen hasarın tespiti, ikinci aşamaysa hasarın onarımı. Yani önce evleri yıkılan insanlar birer birer tespit edilecek, sonra da onlara yeni konutlar yapılacak. Birinci aşama yani hasar tespiti az çok tamamlanmış durumda. Ancak ikinci aşamaya geçilmesiyle ilgili çeşitli sıkıntılar var. Bu sıkıntıların başında tabiî ki mali yetersizlikler geliyor, çünkü sadece altyapı zararının 2 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Bunun yanında bir de bölgeyi bütünüyle yenilemek dışında bir alternatife sahip değiller. Çünkü binaların eski hallerine dair yeteri kadar bilgi yok ve bu yüzden planlama açısından yeniden yapmaktan daha uzun bir süreç gerektiriyor. Diğer taraftan da yeniden yapımdan başka alternatifin olmaması oldukça olumsuz bir durum oluşturuyor, çünkü yıkılan bölgelerin tarihi değerleri, kendine özgü dokuları kaybolmuş olacak. Yani daha önce Irak’ta, halen Filistin’de olduğu gibi Lübnan’da da emperyalizm kentleri ve sahip oldukları tarihsel değerleri yok ediyor. Ama ne olursa olsun halklar direnmeye devam ettikçe kentler de yeniden dirilmeye devam ediyor…

Kaynak: Sosyalist Demokrasi Gazetesi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: